Logo Background RSS

» 2010 » Şubat

  • Yaratıcı Drama
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 25th, 2010 | No Comments Comments

    Merhaba Arkadaşlar,

    Bugün sizlere üniversitede dersini almaya başladığım “Yaratıcı Drama” ‘dan bahsetmek istiyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bugün bu dersi ilk defa almama rağmen bu dersi seçtiğim için çok mutlu oldum. Diğer derslere nazaran çok eğlenceli ve zevkli geçti. Zaten dersin amacı da aslında bu. Eğlenirken düşünmek ve birşeyler yaratmak…

    Derste yapmış olduğumuz etkinliklerden sizlere ilerki günlerde bahsedeceğim. :)

  • AKP’nin Gerçek Yüzü
    By admin on Şubat 20th, 2010 | No Comments Comments

    Merhaba Arkadaşlar, Uzun bir aradan sonra yiğne sizlerle bir yazımı paylaşacağım. Aslında bu yazıda benim kişisel düşüncelerimden daha çok AKP’li bir vekilin videosu önem taşımaktadır.

    Ülkemizde yıllardır birçok kişi AKP hakkında çeşitli konularda yorumda bulunmuştur. Bunlardan bazıları AKP’nin söyledikleri ile icraatları arasında fark olduğu dile getiren kişilerdir. Bir nevi doğru yada yanlış “AKP’nin gerçek yüzünü” bizlere göstermeye çalışmışlardır.

    Şuan aklınıza gelebilir: Bu yazının diğer yazılardan farkı nedir diye…Hemen cevaplayayım.Bu yazıda AKP’nin gerçek yüzünü ben değil den AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan açıklamaktadır. Daha fazla yorumda bulunmak istemiyorum ve sizleri video ile başbaşa bırakıyorum ve yorumarınızı bekliyorum.

     


  • “Islak İmza” Skandalı
    By admin on Şubat 8th, 2010 | No Comments Comments

    Bugün bir haberi okuyunca şok oldum. Tüm haber siteleri,gazeteler son dakika olarak yayınladı “ıslak imza” haberini. Haber aynen şu şekilde:

    “Adli Tıp Kurumu “İmza Dursun Çiçek’in” dedi

    Adli Tıp Kurumu, İrticayla Mücadele Eylem Planı’nda ıslak imzası olduğu ileri sürülen Dursun Çiçek ile ilgili inceleme sonucunda 7′ye karşı 4 oyla “İmza Dursun Çiçek’e ait” sonucuna vardı.”

    Sizler şok olmadınız mı yoksa? Olmadım diyenler için; nasıl olmazsınız ya? Buradaki saçmalığı göremiyor musunuz?

    Benim bildiğim adli tıp kurumu bilimsel bir kurumdur, bilimsel kararlar verir. Bir imzanın gerçek olup olmadığı nasıl 7′Ye karşı 4 oyla karar verilebilir.Bu çeşitli testlerle anlaşılmıyor mu? Testin sonucu nasıl kişilere göre farklılaşabilir? Bu kişilerin kanaatine kalmış birşey mi? İmza ya gerçektir yada değildir. Gerçek ya da değil 11′e 0 çıkması gerekir. Bunu tamamen skandal olarak görüyorum. Böylesine önemli bir konuda böyle kararlar alınıyorsa vay benim ülkemin haline…İmza gerçektir yada değildir ben bunu bilmiyorum, yorum yapmak istemiyorum ama nasıl olur da adli tıp kurulundan böyle bir karar çıkar? İmza 7 kişiye göre Dursun Çiçek’in, 4 Kişiye Göre Değil. Bu nasıl oluyor? Siyasi görüş mü ön plana çıkıyor acaba? Aklı mantığı olan insanlara soruyorum buradan. Bunu bana, bu millete açıklasınlar lütfen.

    Bu karar da ne yazık ki ülkem gibi…Parçalanmış, bölünmüş…Kutuplaşmış… Yazıklar olsun bizi bu hallere getirenlere…

  • Türkiye’de en genç girişimciierden Biri ! Erdoğan EROĞLU
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 5th, 2010 | No Comments Comments

    Gerçekten inanılmaz ama Türkiye’de yeni bir girişimci doğuyor. 17 yaşındaki bu azimli genç projeleri ve hedefleri için savaş açmış bulunmakta! İlk önce kendisini bir tanıyalım.

    Adı : Erdoğan EROĞLU
    İstanbul’da ikamet etmekte olan bu gencimiz kendisine özgün fikir ve türeyişleriyle internet teknolojileri alanında kendini hızla geliştirmektedir.
    Amacı Türkiye’deki internet kullanıcılarını yabancı sitelerden çekmek ve yerli profesyonel isteğe uyarlı web sayfalarına çağırmak !
    Kendisi CAG LIVE Adı altında bu projesini ilerletiyor !


    Projeleri içerisinde hedef kitleye ağırlıklı 8 hizmet veriyor … Bu hizmetlerini profesyonelce hazırlayan bu genç (Erdoğan Eroğlu) ilk öncelikle kendini medya alanında geliştiriyor ve açmış olduğu medya hizmetleriyle projelerini insanlara tanıtıyor…  Şimdilik ilk olarak aktif etmiş olduğu Cag FM adlı hizmetiyle kullanıcılarına gerekeninden fazlasını sunuyor. Cag FM Adlı hizmetini 1 hafta’da tam 11.000 kişi dinlemiş bulunmakta olup, web radyoculuğunda rekorlara hitap etmiştir.

    Erdoğan Eroğlu, ileriye dönük çalışmalarını halen sürdürmekte olup, hedefine hızla ilerlemektedir. Onun tek sıkıntısı projelerinde referansların yani destekçilerinin olmaması… Kendisi bu sorunu çözmek için Türkiye girişimci destekçilerine sesleniyor. “Ülkemiz yabancı sektörlerin kurbanı olmasın ! Kendimizde böyle profesyonel bir şeyler üretebiliriz. Ayrıca Elde edilen gelirler ile ülkemize geri dönüş yolu sağlarız. Yabancılara reklam verip, yabancı sektörlerin kazanmasındansa, Türkiye için bu projeye atılır, Türkiye ekonomisine katkı sağlarız.” cümleleriyle ifade ediyor…
    Evet, Erdoğan EROĞLU bu girişimci, vektörel projeleri üzerinde hızla ilerliyor. Bu genç girişimciyi yürekten takdir ediyor ve projeleri içerisinde ona başarılar diliyoruz. Umuyoruz ki, Erdoğan EROĞLU Türkiye’de bir farklılığa neden olur…

  • İnternetten Canlı Maç İzlemek
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 5th, 2010 | No Comments Comments

    Futbol yayınlarının paralı kanallardan yapılıyor olması bir çok insanın illegal yollarla bu yayınlara ulaşması için çaba sarfetmesine neden oluyor. Her ne kadar Digiturk tarafından bir çok siteye karşı savaş açılmış olsada bir çok kişi bir yolunu bularak bu yayınlara ulaşabilmektedir.

    Turkcell Süper Ligi maçları zamanında internetten ligtv izlemek isteyen kullanıcıların ilk başvurdukları adres google oluyor. Google’da yapılan aramalar sonucunda bir çok web sitesine erişim sağlanıyor fakat genelde bu siteler ya engellenmiş sitelerin görüntüsünü yayınlıyorlar ya da sadece başlıklarını hit çekmek için o şekilde ayarlıyorlar. Ana sitelerin dışındaki sitelerden maç izlemek oldukça sıkıntılı. Reklam yayınları oldukça fazla oluyor ve buda kullanıcıları oldukça sıkıyor.

    Maç izlemek isteyenleri ilk adresi justin Tv sitesiydi fakat Digiturk. bu tarz siteler ile açtığı savaşı kazandı ve bu sitelerin Türkiye’den erişimine engel getirtti. DNS değiştirerek bu tarz sitelere giriş yapılabiliniyor olsa da kullanıcılar bu siteden oldukça uzaklaşmış ve yeni site arayışları içerisindedir. Justin Tv’nin ardından diğer video paylaşım sitelerine yönelen bedava maç izlemek isteyen kullanıcıların ilk adresi TVU ve Sopcast gibi programlar oldu. Bu programlar üzerinden yayıncıların bilgisayarlarına bağlanan kullanıcılar oldukça net bir şekilde  maçları izlemeye başladılar.

    Digiturk’un önümüzdeki 5 yıl için Turkcell Süper Ligi’ni bir kez daha aldığını biliyoruz. Bu durumda sporseverlerin bu tarz sitelere önümüzdeki 5 yıl daha ilgi göstereceğini düşünüyoruz. Umarız Digiturk Lig Tv fiyatı herkesin ulaşabileceği seviyeye düşer ve herkes evinde, sıcak sıcak maç izleme keyfine erişebilir.

    Kaynak: Laktoz.net

  • Suzan – Believe | Yeni Bir Star Doğuyor
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 5th, 2010 | No Comments Comments

    Hadise’nin yakaladığı büyük başarının ardından Avrupa’da yaşayan bir çok Türk vatandaşımız bu yolda yürümeye karar vermiş gibi gözüküyor. Aşağıdaki videoda izleyeceğiniz kişi de bu yolda hızlı adımlarla ilerleyerek yakın zamanda adından sıkça söz ettirecek olan Suzan.

    Suzan’ın seslendirdiği bir çok parçaya internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Aşağıdaki videoda Believe adlı parçasını dinleyebilirsiniz. (daha fazla…)

  • EMASYA PROTOKOLÜ KALKTI!
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 4th, 2010 | No Comments Comments

    Askere, emniyetin yetersiz kaldığı durumlarda müdahale yetkisi veren EMASYA protokolü bugün yürürlükten kaldırıldı.

    Yaklaşık bir haftadır tartışma konusu olan protokol için Başbakan Erdoğan TRT‘de katıldığı programda ‘kaldıracağız’ açıklamasını yapmıştı.

    Protokol askeri darbelere zemin hazırladığı iddiasıyla tartışma konusu olmuştu.

    Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada protokolün gereksiz olduğunu askerin kanunla yetkilendirilmiş olduğunu belirtti.

    EMASYA (Emniyet-Asayiş Yardımlaşma) protokolü bugünden itibaren yürürlükten kalktı.
    İçişleri bakanlığı ile Genelkurmay bakanlığı arasında 28 Şubat 1997′de imzalanan protokole göre asker gerekli gördüğü taktirde şehirlerdeki olaylara valinin izni olmadan harekete geçebiliyordu.

    (daha fazla…)

  • Ismarlama Soru… Ne hallere geldik..
    By Ramazan Yılmaz on Şubat 4th, 2010 | No Comments Comments

    Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sitemde yazıları sizinle paylaşırken bu yazıları çeşitli kategorilere ayırıyorum, siyasi, eğitim vb . şeklinde. “Komedi” diye bir kategoriyi henüz açmadım ama birazdan anlatacağım olayı komediden başka bir gruba yerleştiremiyorum.”Şimdilik” siyasi kategorisi altında ele alalım :)

    “Geçtiğimiz günlerde  Başbakan Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı ile bir toplantı yaptı ve daha sonra basın mensuplarının önüne çıktılar. Başbakan çeşitli konular üzerinde açıklama yaparken gazetecilerden o aralar gündem de olan “dogalgaz zammı” hakkında soru sormalarını bekledi fakat böyle bir soru ile karşılaşmayınca kendisi bir kağıda soruyu yazıp, başbakanlık ofisi yetkilileri tarafından gazetecilere verilmesini istedi. Soru öncelikle CNN TURK muhabirine verilmek istendi fakat kendisi bu durumun gazeteciliğe saygısızlık olarak nitelendirdiği için  haklı olarak kabul etmedi.Daha sonra soru TRT muhabiri İlhan Atasoy’a  verilmek istendi ve o da bunu kabul etti. Hangi gerekçe ile hangi düşünce ile bunu yaptı bilemiyorum ama beni çok da fazla ilgilendirmiyor aslında. Gelelim bu olayın en ilginç yerine…TRT muhabiri aldığı soruyu Başbakan Erdoğan’a sormak yerine yanlışlıkla Bulgaristan Başbakanı’na sordu. Bulgaristan başbakanı oldukça şaşırdı, çünkü gazeteci Bulgaristan’ın Türkiye’ye doğalgaz sattığını zannediyordu ve buna zam yapılacağını düşünüyordu. Daha sonra başbakan araya girerek kendisine sorulmak istenen soruyu birşekilde kendisine döndürerek cevapladı.

    Bu durumda acaba kim hatalıydı? Aniden kendisinden soru sorulması istenen ve yanlış kişiye soran gazeteci mi, yoksa televizyon kanallarında konuşma yaparken karşısındaki monitörden okuyarak akıcı ! bir konuşma yapması ile tanıdığımız ve ısmarlama soru sorduran Sayın Erdoğan mı?

  • Kullandığınız Hermes Kol Saatinin Kuruluşu
    By emre on Şubat 2nd, 2010 | 1 Comment1 Yorum Comments

    Hermes 1920 yılında saat kayışları sayesinde ün yapmış ve Paris’in en ünlü saat firması olmuştur. Bu  göz kamaştırıcı çelik , altın, som altın saatlere Fauborgh Saint Honore House düzeneğiyle deri kayışlar eklenir ve Hermes saatçiliğin kazandığı bu istihdama kullanıcıların verdiği olumlu cevaplar tam anlamıyla anlatmaktadır. Her yönüyle fark yaratan Hermes saatçilik 1978 yılında bütün ülkelerle iş yapmaya başlar ve ürettiği saat tasarımlarıyla diğer saatlerden farkını gösterir.

    Dünya ile iş yapmaya başlayınca Hermes ilk kol saati üretim atölyesini kurar ve 1998 yıllarında daha çok atölye açması ile iş olanaklarını güçlenir. 1999 yılında büyük bir atölye binası için hazırlıklar yapar ve bu binayı ünlü dekrasyon ustası François Ceria’ya dizayn ettirir ve 3 katlı binasını açılışa sunar.

    Hermes yaptığı saat tasarımların çoğunu denizden yararlandı ve bu denizden yararlandığı tasarımları 2 bölüme ayırdı “Hermes Otomatik Kronograf ve Hermes Clipper Otomatk Dalgıç Kronografla ” bu göz kamaştırıcı tasarımlarıyla görselliğini kaybetmemek için uğraşır. Saatler gösterişliği ve zerafetliğine Hermes markasının baş harfi “H” harfiyle süslenmiştir.

  • Psikolojik Danışma Hakkında Yanlış Bilinenler – Psikolojik Danışmaya Karşı Önyargı
    By admin on Şubat 1st, 2010 | No Comments Comments

    Geleceğin psikolojik danışmanı olarak “psikolojik danışma” hakkında yazı yazmadığım için kendimi kötü hissettim. Sizlerle sürekli yazılarımı paylaşıyorum ama bunlar genelleikle siyasi gündem konularını içeriyor. Bu durumdan kendim de rahatsız oldum ve “psikolojik danışma” hakkında bir yazı yazmak istedim. Oturdum koltuğuma acaba ne yazabilirim diye düşündüm. Birden aklıma Bursa’da otobüs yolculuğu esnasında yaşlı bir amca ile yaşadığım olay aklıma geldi ve ben de bunun üzerine “psikolojik danışmaya karşı önyargı” konulu bir yazı yazmak istedim.

    Günlük hayatta yediden yetmişe herkes muhakkak psikolojiden bahseder. Psikolojim bozuldu, psikolojik hasta vb. ifadelere sıksık rastlarız. Bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da toplum olarak eksik olduğumuzu düşünüyorum. Bu psikoloji nasıl birşey de bozuluyor? Neye Benziyor? Psikoloji bozulması diye birşey var mı?Durumu daha iyi açıklamak amacı ile öncelikle psikolojinin ne olduğunu bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Halk dilinde ruhsal durum, ruh bilimi, ruhiyat gibi ifadeler kullanılmaktadır. Acaba psikoloji “ruhlar alemi” ni incelemektedir? Tabiki hayır. Peki öyleyse bu psikoloji ne?

    Psikoloji bilimsel anlamda üç öğeden oluşur.Bunlar:
    Bilim, davranış ve zihinsel süreçlerdir. Bilim artık toplumumuzun birçok kesimi tarafından biliniyor ve bu yüzden açıklama gereksinimi duymuyorum. Gelelim davranışa…Peki ya davranış nedir?Acaba yürüme, konuşma, yüz ifadelerimiz birer davranış mıdır? Elbette ki davranıştır. Davranışı; bir kişinin diğer insanlar tarafından doğrudan doğruya gözlemlenebilen eylemleri olarak tanımlayabiliriz.

    Psikolojinin öğelerinden birinin de zihinsel süreçler olduğunu söylemiştim.Zihinsel işleyişler davranıştan farklı olarak başkaları tarafından  doğrudan doğruya gözlemlenemeyecek kişiye özel düşünce, duygu, hırs ve güdüler olarak tanımlayabiliriz.Zihinsel işleyişler kişiye özel ve diğerlerince gözlemlenemez olduklarından, psikolojik danışmalar bireylerin topluluk içindeki davranışlarını gözlemleyerek, onun zihinsel işleyişleri hakkında yorumlarda bulunabilirler.
    Psikolojiyi oluşturan öğeleri açıkladıktan sonra kısaca psikolojinin de tanımını yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Psikoloji; insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alan olarak tanımlanabilir. (daha fazla…)