Geçtiğimiz günlerde MEB tarafından alınan bir karar yeni bir tartışmanın da önünü açmış oldu. MEB’in almış olduğu karara göre felsefe ve sosyoloji mezunu arkadaşlarımız dersanelerde rehber öğretmen olarak çalışabilmektedir. Bu duruma gerekçe olarak da yeterkş sayıda pdr mezununun bulunmaması ve dersanelerdeki rehber öğretmen açığı olaraqk gösterilmektedir.
Bugün bu konu hakkında tartışmalardan birine sosyal paylaşım sitesi facebookda ben de dahil oldum. Bir sosyoloji mezunu arkadaşımız neden biz de rehberlik yapamıyoruz diye soru sormu ve bunu mantıkla açıklamaya çalışmıştır.Arkadaşımızın yazısı değiştirmeden şu şekildedir.
“Arkadaşlar hangi pdr ya da psikoloji mezunu dersanede çalışıyor? ben şuan sadece bir tane tanıyorm. o da dersanede müdür. ve çevremde hiç işsiz kalan pdr yada psikoloji mezunu yok. ben sosyoloji mezunuyum o derslerin bir kısmını gördüm, sertifika alıpta dersanede rehberlik yapmamda ne sakınca var yani kaldıramadğnz şey nedir? siz başvursanız sizi alırlar ama siz dersanelere başvurmuyosunuz ki… olay bundan ibaret bence gereksz yere üzülmeyin!”
Evet Benim de bu yazıya karşılık arkadaşımıza vermiş olduğum cevap şu şekildedir:
“Aslı arkadaşım sana da merhaba.O derslerin bir kısmını gördüm demişsin ve bunun sonucunda kursa giderek bizimle aynı işi yapabileceğini dile getirmişsin. Senin düşündüğün açıdan olayı ele alıcak olursak hepimizi türkçe tarih öğretmeni,matematik öğretmeni olması gerekirdi.15 yıldan beri alıyoruz çünkü dersleri. Kaldıramadığımız değil de tepki göstermemiz gereken bir durum var ortada arkadaşlarımız da bu tepkilerinidile getiriyorlar.
“Rehberlik hizmetleri sadece 3-5 etkinlik yaparak gerçekleştirilebilecek bir şey değildir. rehberlik çalışmalarını yaparken psikolojiden ve psikolojik danışma ilkelerinden de faydalanmak gerekir. Nitekim bireylerle çalışıyoruz. Makine veya başka birşeylere değil. Bireyleri anlama, tanıma, onların kendilerini tanımasını sağlama amacıyla rehberliğin yanında psikolojik danışma da kullanılmalıdır. Sertifika ile bu görevi yerine getirmeye çalışan arkadaşların dersanelere gelen öğrencileri psikolojik danışma vb.hizmtelerden mahrum bırakma hakları olduğunu düşünmüyorum.Eğer sadece rehberlik ile ulaşılması istenen hedefe ulaşılabilseydi zaten bölümümüzün adı psikolojik danışmanlık ve rehberlik olmazdı. ikisi de bir bütündür ve birbirlerinden ayrılamazlar.Dersanelerde farklı alanlardan mezun olan arkadaşlarımızın yaptıkları ne yazık ki sadece sınav üzerine yoğunlaşmaktadır.Adete bir snav rehberliği niteliğindedir. Oysali bireylerin farklı ihtiyaçları olacağı unutulmamlı ve sizin gibi düşünenlerin bu durumu gerçekten mantık çerçevesinde değerlendirmesini istiyorum.Saygılarımla”
Yazımın gayet açık ve net olduğunu düşünüyorum. Ama bir kez daha neden pdr mezunları harici kişilerin bu işi yapamayacaklarını dile getirmek istiyorum.
Öncelikle şunu unutmayalaım ki rehberlik hizmetleri ve psikolojik danışma hizmetleri bir bütünün parçasıdır.Ayrı ayrı hizmet olarak ele alınmamalıdır.Çeşitli kurslarla rehberlik hizmetlerini yapmaya çalışan kişiler psikolojiden faydalanmadan bu işi yapmaları imkansızdır.
Ayrıca durum sadece psikoloji dersi almakla ibaret değildir. Psikologlar da psikoloji vb. dersleri alıyorlar, onlar neden yapamıyorlar diye bir soru sorabilirsiniz. Aslında olay bu bölümleri iyi bilenler için gayet açık ve nettir. Psikoloji mezunu arkadaşlarımız eğitim hayatları boyunca genelde klinik psikoloji üzerine yoğunlaşmışlardır ve bunun üzerine eğitim almaktadırlar. Kısa açıklayacak olursak herhangi bir olumsuz durumda bireylerin kendilerini iyi hissetmeleri sağlama amacındadırlar. Unutulmamalı ki sorun odaklı psikolojik danışma anlayışı çok eskilerde kalmıştır. Artık bireylerin herhangi bir sorunla karşışaimamarı, sorunları önleyici anlayış hayata geçmiştir. Sorun olmadan önce soruna seben olan nedenleri ortadan kaldırarak sağlıklı bir birey olması amaçlanmalıdır. Dolayısı ile rehberlik hizmetleri ve psikolojik danışma hizmetlerinin ayrılamaz bir bütün olduğu olgusu bu noktada ortaya çıkmaktadır ve önemi gayet aşikardır.
MEB’,in dersanelerin baskısı sonucu böyle bir karara imza atmıştır. Peki dersanaler neden böyle bir şey istemektedir.? Aslında bunun açıklaması oldukça basit. Ne yazık ki ülkemiz koşullarında çalışma olasılıkları çok düşük olan felsefe ve sosyoloji mezunu arkadaşlarımızı bu durumu fırsat bilerek çok çok çok ucuza çalıştırmak istemektedirler.Verilen ücretler öylesine komik ki…Ama açlıktan intihar vakalarının arttığı günümüzde insanlar geçinmek ,çin bu komik ücretleri kabul etmek zorunda kalıyorlar. Dersaneciler bir pdr mezununun asla ama asla bu ücrete çalıştıramıyacaklarını biliyorlar ve bunun için böyle bir baskı uygulamışlardır. Dersanlerde pdr ciler çalışmak istemiyor diye bir yargı var. Evet bu gerçekten de doğrudur. Ama bu durumun sebeplerine bakmak gerekir. İnsan hakları sözleşmesine uygun koşullarda bir ortam sağlandığı takdirde pdr mezunu arkadaşlarımız da dersanalerde çalışmak isteyecektir.
Sonuç olarak neden felsefe ve sosyoloji mezunlarının rehber öğretmen olarak çalışmamaları gerektiğini açıklamış olduğumu düşünüyorum. Her türlü yoruma açığım. Saygılarımla….