PAYLAŞ
TIR savcılarının hak ihlali nedeniyle AYM’ye yaptığı başvuruya yasal sürede cevap vermeyen Adalet Bakanlığı’nın 64 gün sonra gönderdiği savunma işleme konuldu.

aym-den-adalet-bakanligi-na-ozel-201928-20253Adana’da mühimmat yüklü TIR’larla ilgili soruşturmayı yürüttükleri için 8 Mayıs’ta tutuklanan savcılar Özcan Şişman, Aziz Takçı, Ahmet Karaca ve Süleyman Bağrıyanıkhak ihlali gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurmuş, başvuru sonrası AYM Adalet Bakanlığından savunma istemişti.   Yasalara göre 30 gün içerisinde savunma yapmak ya da ek süre talep etmek zorunda olan Adalet Bakanlığı, 64 gün sonra savunmahazırlayıp AYM’ye gönderdi. Anayasa Mahkemesi ise tanınan sürenin dolmasına rağmen bakanlığın savunmasını kabul etti.   Tutuklama kararını veren Tarsus 2.ACM “doğalhakimlik ilkesine” aykırı değilmiş!   Yapılan savunmada TIR savcılarının iktidara yakın basında, iktidar mensuplarının katıldığı programlarda açıkça linç edilmesine rağmen masumiyet karinesinin ihlal edilmediği belirtildi. Bunun yanı sıra tutuklu hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer’in başvurusunu inceleyen yüksek mahkemenin masumiyet karinesinin ihlaline ilişkin tespitinin bulunmadığı hatırlatıldı.   Ayrıca masumiyet karinesinin ihlal edilmesinin tutuklama ve mahkumiyetin önünde bir engel olmadığı savunuldu. Savcıları ve Alay Komutanı Özkan Çokay’ı tutuklayan Tarsus 2.Ağır Ceza Mahkemesinin “doğal hakimlik ilkesine” aykırı olarak kurulmadığı ve tarafsız olduğuiddia edildi.   Savcıların 2802 sayılı yasanın 88.maddesinde yer alan “suçüstü hali bulunmadan üzerleri aranamaz, sorgulanamaz ve tutuklanamaz” hükmünün ihlaledilerek tutuklandığında dair bakanlık savunmasında, haklarında inceleme vesoruşturma izni verilmeden tutuklanamaz, sorgulanamaz olarak yasanın yorumlanması gerektiği anlatıldı.   Bakanlık bu savunmanın ağır cezalık suçüstü hali bulunmadan suçişleyen hiçbir hakim savcının sorgulanamayacağı şeklinde algılandığını ifade etti, bu bakımdan başvurucu savcıların tutuklanma ve sorgulanmasında bir engel olmadığı belirtildi.   Somut delil yok iddiasına bakanlık savunması: Kaçma, delil karartma vemakul şüphe var   Başvurucu savcıların dosyada somut delil olmadığına ilişkin beyanlarına bakanlık, kaçma, delil karartma ve makul şüphe olduğunu anlataraktutuklanmalarının doğru olduğunu savundu. 34 sayfalık savunmada savcılara “darbeye teşebbüs” suçlamasının yapıldığı söylenerek, tutuklamayı isteyen HSYK Müfettişi Arif Sami Kaya’nın raporundan alıntılar yapıldı. Ancak darbeye teşebbüs suçunu nasıl işledikleri anlatılmadı.   Savunmada, uzun tutuklulukla ilgili savcılara isnat edilensuçlamalar ve bu suçlamaların yasal süresinin gözönüne alınması gerektiği kaydedildi. Bakanlık savunmasının son kısmında başvurunun kabul edilemez olduğuna kararverilmesi istenirken, tavsiye niteliğinde savunmayı bitirmesi dikkat çekti: “ Başvurunun kabul edilebilir nitelikte olduğuna karar verilecek olursa, belirtilen gerekçelerlebaşvurucuların adil yargılanma , özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edilmediğine kararvermesi değerlendirilmektedir.”   Diğer taraftan savunma için yasaların ön gördüğü 30günlük sürede savunma yapmayan ve ek süre de talep etmeyen bakanlığın 64 gün sonra gönderdiği savunmanın Anayasa Mahkemesince kabul edilmesi dikkat çekti.   Savunma konusundaki yasalar ne diyor?   Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Esas hakkında inceleme” başlıklı 49. Maddesinde “Bireyselbaşvurunun kabul edilebilirliğine karar verilmesi halinde, başvurunun bir örneği bilgi içinAdalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanlığı gerekli gördüğü hallerde görüşünü yazılı olarak mahkemeye bildirir” deniliyor.   Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü 71.madde de benzer bir hüküm yer alıyor. 71.maddenin ikinci fıkrasında da “Adalet Bakanlığı başvuruya ilişkin görüşünü 30 günlük süre içerisinde bildirir. Talep halinde bölüm başkanınca bu süre 30 güne kadar uzatılabilir. Başvurunun Adalet Bakanlığına bildiriminden itibaren belirtilen sürelerde cevap verilmediği takdirde,  mahkeme dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararını verir. Mahkeme, içtihadın oluştuğu alanlarda veya ivedilikle karar verilmesi gereken durumlarda bakanlık cevabını beklemedenbaşvurunun kabul edilebilirlik esası hakkında karar verebilir” ifadeleri yer alıyor. Aynı maddenin 3.fıkrasında şu hususun altı çiziliyor: “ Adalet Bakanlığının cevabıbaşvurucuya tebliğ edilir. Başvurucunun tebliğ tarihinden itibaren karşı beyanları, 15 güniçerisinde mahkemeye sunulması gerekir.”   Yukarıda yer alan yasalara göre, bakanlıkTIR savcılarının Anayasa Mahkemesine hak ihlali gerekçesiyle yaptığı bireyselbaşvuruya 30 günde cevap vermediği gibi ek süre dahi talep etmemişti.   AYM adaletbakanlığından savunma istemiş, yasal süre içerisinde savunma gönderilmemişti.   Söz konusu talep belgeleri şöyle:

aym-den-adalet-bakanligi-na-ozel-20253-19281

aym-den-adalet-bakanligi-na-ozel-20253-19351 aym-den-adalet-bakanligi-na-ozel-20253-19451